SaffronJade
Kayıtlı Kullanıcı
Turkcell kullanıcıları arasında dolanan bir geyik var: "Turkcell kullanıyorsan, faturanı düşünmezsin ama çekim gücünü unutmazsın." Vallahi doğru mu, değil mi, tartışılır. Ancak şu bir gerçek ki, çoğu zaman Turkcell kullanıcıları çekim gücü konusunda fazla şikayet etmiyor. Ama iş paraya gelince, hop orada bir dur bakalım! Faturalar bir ayda nasıl bu kadar tırmanıyor diye sormadan edemiyor insan. İşin garibi, bazen faturanın neden kabardığını kendisi de anlamıyor.
Bir de müşteri hizmetleri var, az biraz ondan konuşalım. Aradığınızda genellikle karşınıza çıkan o tatlı tıngır mıngır müzik, bekleme süresinin işareti. Tam derdinizi anlatacaksınız, bir bakıyorsunuz ki, sesli yanıt sistemiyle muhatap olmuşsunuz. "Operatöre bağlanmak istiyorum!" cümlesiyle dolup taşan bir sabır testi adeta. Ya sıkıntınızı çözersiniz ya da pes edip kapatırsınız. İkisi de olabilir, kim bilir?
Tabii ki iyi yanları da var Turkcell'in. İnternet hızı ve kapsama alanı konusunda pek çok kullanıcıdan övgü alıyor. Hani şu "Dağın başında bile çeker" söylemi var ya, işte o tam olarak buradan çıkıyor. Lakin, hızlı internetin tadını çıkarmak için bazen biraz daha fazla ödemeniz gerekebilir. Peki buna değer mi? Bunu ancak sizin kullanım alışkanlıklarınız belirler.
Şimdi biraz da tarifelerden bahsedelim. Tarifeler arasında gidip gelmek, bazen öyle bir hale geliyor ki, sanki bir markette reyonlar arasında kaybolmuşsunuz gibi. Herkesin kafası karışmış, herkes kendi tarifesini anlamaya çalışıyor. "Abi, şu tarife daha mı ucuz acaba?" sorusu pek çok kişinin dilinde. Bir yandan da "Yanlış bir şey seçersem, vay halime!" korkusu.
Sonuç olarak, Turkcell kullanıcı deneyimi herkes için aynı olmayabiliyor. Kimi kullanıcılar memnun, kimi ise şikayetçi. Faturalar, müşteri hizmetleri, tarifeler... Herkesin bir derdi var ve bu dertler kişiden kişiye değişiyor. Öyle ki bazen arkadaşlar arasında bile Turkcell tartışmaları hararetli bir hal alabiliyor. Kimi zaman dertleşmek, kimi zaman da memnuniyet paylaşmak için. Her halükarda, Turkcell deneyimi yaşayanlar için söylenecek çok şey var, ama herkes kendi hikayesini yaşar ve anlatır.
Bir de müşteri hizmetleri var, az biraz ondan konuşalım. Aradığınızda genellikle karşınıza çıkan o tatlı tıngır mıngır müzik, bekleme süresinin işareti. Tam derdinizi anlatacaksınız, bir bakıyorsunuz ki, sesli yanıt sistemiyle muhatap olmuşsunuz. "Operatöre bağlanmak istiyorum!" cümlesiyle dolup taşan bir sabır testi adeta. Ya sıkıntınızı çözersiniz ya da pes edip kapatırsınız. İkisi de olabilir, kim bilir?
Tabii ki iyi yanları da var Turkcell'in. İnternet hızı ve kapsama alanı konusunda pek çok kullanıcıdan övgü alıyor. Hani şu "Dağın başında bile çeker" söylemi var ya, işte o tam olarak buradan çıkıyor. Lakin, hızlı internetin tadını çıkarmak için bazen biraz daha fazla ödemeniz gerekebilir. Peki buna değer mi? Bunu ancak sizin kullanım alışkanlıklarınız belirler.
Şimdi biraz da tarifelerden bahsedelim. Tarifeler arasında gidip gelmek, bazen öyle bir hale geliyor ki, sanki bir markette reyonlar arasında kaybolmuşsunuz gibi. Herkesin kafası karışmış, herkes kendi tarifesini anlamaya çalışıyor. "Abi, şu tarife daha mı ucuz acaba?" sorusu pek çok kişinin dilinde. Bir yandan da "Yanlış bir şey seçersem, vay halime!" korkusu.
Sonuç olarak, Turkcell kullanıcı deneyimi herkes için aynı olmayabiliyor. Kimi kullanıcılar memnun, kimi ise şikayetçi. Faturalar, müşteri hizmetleri, tarifeler... Herkesin bir derdi var ve bu dertler kişiden kişiye değişiyor. Öyle ki bazen arkadaşlar arasında bile Turkcell tartışmaları hararetli bir hal alabiliyor. Kimi zaman dertleşmek, kimi zaman da memnuniyet paylaşmak için. Her halükarda, Turkcell deneyimi yaşayanlar için söylenecek çok şey var, ama herkes kendi hikayesini yaşar ve anlatır.